Basın Bültenleri

DÜNYACA ÜNLÜ CERRAH PROF.DR. JOHN BASCOM; TÜRK İLAÇ FİRMASININ GELİŞTİRDİĞİ AMELİYATSIZ KIL DÖNMESİ TEDAVİSİ YÖNTEMİNİN MODERN TIPTA ÇIĞIR AÇACAĞINI BİLDİRDİ.

Pilonidal sinüs (kıl dönmesi) tedavisi için ameliyat tekniği geliştiren, Dünya’daki otoritelerden biri olan Amerikalı Prof. Dr. John Bascom kendine ait John Bascom ameliyat tekniği bugün tüm cerrahlar tarafından kullanılmaktadır. Prof. Dr. John Bascom’un daveti üzerine Kozlab ve Özel Konak hastanesi yetkilileri bir araya gelerek Kozlab’ın geliştirdiği patentli polifenol yöntemi ile kıl dönmesi tedavisi yöntemini değerlendirmiştir.

Bilindiği üzere TÜBİTAK ve KOSGEB tarafından desteklenen, Kocaeli merkezli ilaç üretim tesisi KOZLAB firmasının 12 yıl süren ar-ge çalışmalarının sonucunda; kıl dönmesi (pilonidal sinüs) sorununa; polifenol uygulaması kapsamında geliştirdiği yöntem Dünyada ilk ve tek olma özelliğini taşımaktadır. Hastalıklı bölgeye cilt üzerinden polifenol içeren Losyon, Jel ve Krem uygulamasından oluşan; “Polifenol Yöntemi” olarak adlandırılan yeni yöntemin en önemli avantajı; kıl dönmesi sorununa ameliyat gerektirmeden estetik ve etkili bir çözüm sunması. Eczanelerden Pilonol adı ile temin edilebilen ürün, T.C. Sağlık Bakanlığı tarafından onaylı tek marka olma özelliğini de taşıyor.

Polifenol yöntemi ile ilgili ilk bilimsel makale Özel Konak Hastanesi doktorları, Dermatolog Dr. Berna AKSOY ve Op. Dr. H. Mete AKSOY tarafından hazırlanarak Fransız Tıp Dergisi European Journal of Dermatology dergisinde Temmuz - Ağustos 2010 sayısında yayınlandı. 12 haftalık tedavi süresince polifenol yöntemini uygulayan 192 kıl dönmesi hastasından %86.5’i olumlu sonuçlar alarak yeni yöntemi başarısı kanıtlandı. Fenol yöntemi ve diğer yöntemlerden farklı olan polifenol yöntemi; fistüllerin içine geçerek en derin noktalara ulaşıp kıl dönmesinden kaynaklanan enfeksiyonu yok ediyor. Polfenoller; deri altına "difüzyon" ile geçiyor; diğer bir tabirle deri tarafından kolayca emilebiliyor. Yeni yöntemde polifenollerin; kollajen sentezini uyarması ile hastalıklı bölgedeki iltihaplı cilt yapısının onarılması, sonuç olarak da kıl dönmesi hastalığının daha hızlı ve sağlıklı bir şekilde iyileşmesi sağlanıyor. Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ömer ÖZOZAN tarafından düzenli olarak kullanılması tavsiye edilen Losyon, Jel ve Krem formundan oluşan polifenol yönteminin uygulanması çok basit ve güvenilir olarak nitelendirilmiştir.

Kozlab bu konudaki araştırmalarını hız kesmeden devam ettirmektedir.

Kozlab tarafından hazırlanan “CERRAHİ GİRİŞİM SONRASI KULLANILMAK ÜZERE YIKAMA ÇÖZELTİSİ GELİŞTİRME” , Tubitak tarafından onaylanarak, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan yardımcısı Prof. Dr. Yıldız Özsoy katkıları ile yürütülen proje 2012 yılında piyasaya sunulacak.Etik kurulların oluşturulmasını takiben ürün klinik çalışmaları başlatılarak birden fazla merkezde yaklaşık 15 Genel Cerrahın katılımı ile Genel Cerrahi Uzmanı Dr. Ömer ÖZOZAN koordinasyonunda yürütülecektir.Kıl dönmesi sorunun tedavisini kısa sürede gerçekleştirmeyi ve nüksü ortadan kaldırmayı amaçlayan proje Eczacılık ve Tıp dünyasına damgasını vuracak.

Sadece ülkemizde değil tüm Dünyada ses getirecek ve bu konuda ülkemize hem itibar hem de döviz getirecektir. Yıllardır emek ve sermaye yoğun sektörlerden şikayet ettiğimiz bir ortamda konumuzda ilk olarak bilgi yoğun bir ürün geliştirmenin gururunu yaşıyoruz.

Pilonol markalı ürünü çok başarılı bulduğunu bildiren Amerika’nın ünlü genel cerrahi uzmanlarından Prof.Dr. John Bascom ”Polifenol Yöntemi ile Kıl Dönmesi Tedavisi Dünyada kıl dönmesi tedavisi konusunda çığır açmaya aday,Özel Konak Hastanesini de bu yenilikçi ürünün geliştirilmesine yaptıkları katkıdan dolayı kutluyorum” demiştir.

Şimdiden Amerika’dan Avusturalya’ya,Hindistan’dan,Almanya’dan Suriye’den Japonya’ya kadar birçok ülkeden talep edilir hale gelen ürün için KOZLAB bayilikler vermeye hazırlanıyor.

Osman ÇELEBİ

KOZLAB

www.kozlab.com.tr İrtibat Tel: 0262 335 6 335

Pilonol Hakkında Önemli Açıklama

Son günlerde bazı sitelerde Pilonol L 25 in kozmetik olduğunu ve Kozlab’ın kurumsal kimliğini zedeleyici yayınlar yapıldığını üzülerek izliyoruz. Bu tür siteler hakkında hukuki haklarımızı kullanacağımızı belirterek ekteki açıklamayı kamuoyu ile paylaşıyoruz.

Pilonol hakkında daha önce de negatif yorumlarda bulunan bazı sitelere gerekli cevaplar iletilmesine rağmen saldırılarını sürdürmektedir.Pilonol üzerinden reklam yapmaya çalışan bu kişiler hakkında şirket avukatlarımız gerekli işlemleri başlatacaktır.Bu zamana kadar hayatında Pilonol ürününü görmemiş,Pilonol kullanan hastalarla hiç görüşmemiş,bilimsel olarak etkinliğini analiz etmemiş kim olduğunu açıklamayan bazı kişi ve kurumlar Pilonol hakkında yalan yanlış yorumlarda bulunmaktadır.Kendilerine eğer bunların yalan yanlış olduğunu düşünüyorsanız size ücretsiz Pilonol verelim çevrenizde bulunan kıl dönmesi hastalarınıza kullandırın ve gelişmeleri gözleyin, eğer olumsuz bir gözleminiz ve tesbitiniz olursa bu eleştirileri memnuniyetle geribildirim olarak kabul ederiz dememize rağmen sırf ticari amaçlarla kötülemeye devam etmektedirler.


Bugün Dünyaca ünlü Pilonidal Sinüs uzmanı Prof.Dr.John BASCOM Dünyanın öbür ucundan ABD den, yayınlanan makaleyi inceleyerek bizimle görüşmek isterken tamamen yerli, patentli ürünümüzü içimizden birinin(titri ve bilimsel yetkinliğini bilmediğimiz!!!) bu kadar acımasızca eleştirmesini Türk bilim camiasının ve Türk halkının takdirlerine bırakıyoruz.


Pilonol adlı ürünümüz 1999 yılından beri üzerinde çalışılan Avusturya’dan 20 yıl korumalı ve araştırmalı patenti alınmış,Dünyada ilk ve tek olduğu belgelenmiş,Almanya’da Dermatest Klinik Laboratuarlarında Safety ve pozitif dermatolojik testleri elde etmiş ve Sağlık Bakanlığından kozmetik değil “Ara Ürün İzni” alınmış bir üründür.Ürünü geliştiren Kozlab firması da 2007 yılında kurulan,Medikal GMP,ISO 9001,18001,14001 belgeleri olan ve akredite olabilecek bir laboratuarı olan bir kuruluştur.Kozlab bunlara ilave olarak Doğu Marmara Kalkınma Ajansı tarafından kabul edilen Üretim Tesisi Projesi kapsamında İlaç Üretim Tesisi kurma çalışmalarına başlamış bir firmadır.Yeni üretim tesisi 2012 Ocak ayına kadar tamamlanacaktır.


Buna ilave olarak ta TÜBİTAK tarafından desteklenen ve İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan yardımcısı Prof. Dr. Yıldız ÖZSOY katkıları ile yürütülen "7100325 – Pilonidal Sinus Tedavi Süresini Kısaltacak yıkama solüsyonu ya da deri altına enjekte edilebilir ürün geliştirme" projemiz kapsamında geliştireceğimiz ürün 2012 yılında Dermatolog ve Cerrahlar tarafından uygulanabilir ürün olarak 2012 yılında piyasaya sunulacaktır.


Pilonol L 25 kozmetik bildirimli bir ürün değildir.Yukarıda bahsettiğimiz üzere Sağlık Bakanlığından Ara Ürün İzni alınmıştır.Yani etki mekanizması,formülü,patenti ve literatür bilgileri Bakanlık Ara Ürün Komisyonu tarafından incelenmiş Hıfzısıhha Genel Müdürlüğünde gerekli analizler yapılmış,stabilite çalışmaları vs. gerçekleştirilerek izin verilmiştir.Sağlık Bakanlığı mevzuatlarını inceleyebilecek kadar yetkinlik ve titre sahip bir kişi bunun ne demek olduğunu daha iyi anlayacaktır.


Pilonol ile ilgili ilk bilimsel makale Dermatoloji Uzmanı Dr. Berna AKSOY ve Op.Dr. H. Mete AKSOY tarafından hazırlanarak Fransız Tıp Dergisi European Journal of Dermatology dergisinde Temmuz - Ağustos 2010 sayısında yayınlanmıştı. (http://www.john-libbey-eurotext.fr/en/revues/medecine/ejd/e-docs/00/04/59/BD/resume.phtml)


Pilonol Dünyada ilk ve tektir. Komplekse kapılmadan gururla belirtiyoruz Dünyada Kıl Dönmesi Tedavisi konusunda patentli tek ürün Pilonol’dür.ABD,Avustralya,Almanya,İran vs. gibi ülkelerde hastalar bize www.pilonol.com sitesinden ulaşarak, bu ürünü almış ve iyileşmişlerdir.




Osman ÇELEBİ

KOZLAB

www.kozlab.com.tr İrtibat Tel: 0262 335 6 335

Dünya Gazetesi 08.04.2011

KOZLAB VE TÜBİTAK İŞBİRLİĞİ İLE YÜRÜTÜLEN PROJE, KIL DÖNMESİ SORUNUNA KÖKLÜ ÇÖZÜM GETİRECEK

DÜNYA'DA BİR İLK, LOSYON İLE KIL DÖNMESİ TEDAVİSİ…

TÜRK UZMANLARIN MÜTHİŞ BAŞARISI POLİFENOL YÖNTEMİ


KOZLAB firması tarafından patentli, Doktor, Eczacı ve Mühendislerden kurulu Türk Uzmanları tarafından 1999 yılından beri üzerinde çalışılan Pilonol Kıl Dönmesi Ürünü Eczaneler ve İlaç depolarına / sağlık sektörünün kullanımına sunulmuştur. Binlerce kıl dönmesi hastası Pilonol L25 Losyon ve Pilonol Tamamlayıcı Bakım Seti kullanarak sağlığına kavuşmuştur.Pilonol L 25 Losyon ve Pilonol Tamamlayıcı Bakım Seti , "Kıl Dönmesi Tedavisinde Polifenol Yöntemi" patenti ile Dünyada ilk ve tek olma özelliğini taşımaktadır. Pilonol adlı ürünümüz, Almanya'da Dermatest Klinik Laboratuarlarında yapılan Safety & Pozitif Dermatolojik testlerden geçmiş , insan sağlığına zararlı herhangi bir kimyasal yapı taşımadığı tespit edilmiş ve TC Sağlık Bakanlığı İlaç Eczacılık Genel Müdürlüğü'nden gerekli yasal izinler alınmış ve ruhsatı çıkarılmıştır. Klinik kullanımının etkinliği ile ilgili çalışma Op. Dr. H. Mete AKSOY (Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi) ve Uzm. Dr. Berna AKSOY (Dermatoloji) tarafından retrospektif olarak hazırlanarak European Journal of Dermatology dergisinde Temmuz 2010 sayısında yayınlanmıştır. ( Bağlantı için: http://www.john-libbey-eurotext.fr/en/revues/medecine/ejd/e-docs/00/04/59/BD/resume.phtml) . Bu makalede 192 hasta üzerinde yapılan klinik çalışmalarda %86,5 başarı elde edilmiştir.

Kozlab bu konudaki araştırmalarını hız kesmeden devam ettirmektedir. Kozlab tarafından hazırlanan "CERRAHİ GİRİŞİM SONRASI KULLANILMAK ÜZERE YIKAMA ÇÖZELTİSİ GELİŞTİRME" , Tubitak tarafından onaylanarak, İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Dekan yardımcısı Prof. Dr. Yıldız Özsoy katkıları ile yürütülen proje 2012 yılında piyasaya sunulacak.Kıl dönmesi sorunun tedavisini kısa sürede gerçekleştirmeyi ve nüksü ortadan kaldırmayı amaçlayan proje Eczacılık ve Tıp dünyasına damgasını vuracak.

Aynı zamanda Doğu Marmara Kalkınma Ajansı tarafından İlaç Üretim Tesisi projesi kabul edilmiştir.Bu proje ile KOZLAB çalışmalarını daha kaliteli ortamda gerçekleştirmeyi hedeflemektedir. Sadece ülkemizde değil tüm Dünyada ses getirecek ve bu konuda ülkemize hem itibar hem de döviz getirecektir. Yıllardır emek ve sermaye yoğun sektörlerden şikayet ettiğimiz bir ortamda konumuzda ilk olarak bilgi yoğun bir ürün geliştirmenin gururunu yaşıyoruz.

Bildiğiniz üzere Kıl Dönmesi (Pilonidal Sinus) hastalığı toplumda oldukça sık görülmektedir. Özellikle çalışma (oturarak, hareketsiz vs. çalışma) ve beslenme alışkanlıklarından dolayı daha fazla insan bu hastalıkla karşılaşmaktadır. Tıp tarihinde bu hastalık ile ilgili pek çok tedavi seçeneği geliştirilmiştir. Yine bildiğiniz üzere Pilonidal sinüsün 1833'de ilk olarak Mayo ve arkasından Anderson tarafından tarif edilmesinden zamanımıza kadar geçen sürede, ameliyattan sonra tekrarlamaları da içine alarak irdeleyen birçok tedavi yöntemi literatürde yer almıştır. Pilonidal Sinüs hastalığının çözümünün sadece ameliyat olmadığı ortaya çıkmıştır. Günümüze kadar pratikte doktora ilk gidildiğinde teşhis kıl dönmesi ise ilk önerilen çözüm ameliyat olmuştur. Bugüne kadar ameliyattan farklı olarak fenol ve gümüş nitrat (AgNO3) çözeltileri gibi antiseptik maddelerle tedavi yapılmaya çalışılmış ama problemin patofizyolojik durumundan ve bu maddelerin kimyasal yapısından kaynaklanan nedenlerden dolayı Pilonidal Sinüs tedavisinde bu tür maddelerin tedavi edici olma özelliği hayli zayıftır. . Pilonidal sinüs (kıl dönmesi) yapılan araştırmalara göre en verimli çağlarında bulunan genç erkeklerde % 28 oranında görülmektedir. Rahatsızlık meslek seçmemekle birlikte daha çok üniforma, iş elbisesi kullananlarda, öğrencilerde ve uzun süre oturarak çalışmak zorunda kalan kişilerde daha sıklıkla görülmektedir.

Pilonidal Sinüs (kıl dönmesi) sinsi gelişen bir yapıya sahiptir. Uzunca bir süre vücutta hiç bir belirti vermeden ilerlemektedir. Teşhis konulabilecek noktaya gelindiğinde ise problemli bölgede ağrı, kokulu akıntı ve kaşıntı şeklinde kendini belli etmektedir . Hasta genellikle bu durumda doktora başvurduğunda kıl dönmesi teşhisi konulmakta ve tedavi olarak ameliyat önerilmektedir. Bu noktaya gelmiş hastalık vücut için sürekli bir enflamasyon odağı olmakta bu da vücudun diğer organlarına (kalp, böbrek, karaciğer) zarar verebilmektedir. Yapılan müdahale sonucunda hasta problemli bir ameliyat süreci geçirmekte, ameliyatın başarı oranı hastalığın patolojik durumuna göre düşük olmaktadır. Hasta ameliyat sonrasında ciddi bir tedavi zamanına ihtiyaç duymakta ve nüks oranı yüksek olmaktadır. Bu tarz cerrahi yöntemler kişiye ekonomik külfet olduğu gibi kişi sosyal hayatından uzak kalmakta ve genel ekonomiye de ciddi işgücü kaybı olarak yansımaktadır. Hangi yöntem olursa olsun pilonidal sinüsün tedavisinden sonra nüksün gerçekleşmesi, psikolojik sıkıntıya neden olmakta ve değişik rahatsızlıklara sebebiyet vermektedir. Diğer yöntemlerde pilonidal sinüsün nüksü çoğunlukla tedaviden sonra 9.cu aylarda olmaktadır. Pilonol Kıl Dönmesi Ürünü tüm bu olumsuzluklara çözüm olarak uzun zamandır laboratuvarlarımızda ARGE si yapılmış ve Pilonidal Sinüs için tek alternatif çözüm olabileceği ortaya çıkmıştır. Kullanım kolaylığı sağlaması nedeniyle herhangi bir merkeze ihtiyaç duyulmadan kendi kendine kullanılıyor olması hasta açısından da önemli bir avantajdır.

Sıvı bir ürün olan ve sadece günde bir kez kullanılan Pilonol L 25 ve Pilonol Tamamlayıcı Bakım Seti ile tüm bu sıkıntılı süreçler ortadan kalkacaktır. Pilonol'ün içeriğinde olan Polifenoller, Pilonidal sinüs tedavisinde alternatif çözüme yardımcı olacaktır. Polifenoller bitkilerden elde edilen doğal biopolimerlerdir. . Mikroorganizmaların yok edilmesi safhası ve hasarlı dokunun onarılmasıyla 2 farklı yönden hastalığın bertarafı için etki göstererek görevini yerine getirmektedir. Polifenoller tıpta başta kanser olmak üzere astım, bronşit, barsak enfeksiyonları, bronşit, AIDS, epilepsi, sedef hastalığı, sarılık, grip ve keratit gibi hastalıklarda başarıyla kullanılmaktadır. Dünyada bu konularla ilgili pek çok akademik çalışma mevcuttur.

Sadece ülkemizde değil tüm dünyada ses getirecek olan bu ürün ayrıca bu konuda ülkemize büyük bir itibar kazandıracaktır. Yıllardır emek ve sermayeye dayalı sektörlerden şikayet ettiğimiz bir ortamda konusunda ilk olarak bilgi açısından yoğun bir ürün geliştirmenin gururunu yaşıyoruz. Bugüne kadar Pilonol ile ilgili ürünü kullanan, hastalarına kullandıran ve makale çalışmaları yapan doktorlarımıza, ilacımız üzerinde gerekli araştırma ve çalışmaları yapan, Pilonol L25'i hastalarımıza ulaştıran, kullanımını tarifleyen ve geri bildirimleri bize aktaran Eczacılarımıza, izin sürecinde desteklerini esirgemeyen başta Sağlık Bakanımız olmak üzere, İlaç Eczacılık Genel Müdürümüze ve Ara Ürün Ruhsatlandırma Bölümü çalışanlarına, Tübitak projemizin başlaması için gerekli desteği gösteren Ege Üniversitesi Prof. Dr. Özgen ÖZEN'e, Tübitak projemizin yürütülmesinde bize katkı sağlayan Prof. Dr. Yıldız ÖZSOY'a ve onun nezdinde tüm İstanbul Üniversitesi Eczacılık Fakültesi Yetkililerine, ürünün gelişimi ve değerlendirilmesinde ki katkılarından dolayı GATA Prof. Dr. Zafer KURUMLU'ya, Op. Dr. H. Mete AKSOY'a (Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi), Uzm. Dr. Berna AKSOY'a (Dermatoloji), Op. Dr. Ömer Vefik ÖZOZAN'a kısacası desteği olan herkese teşekkür eder şükranlarımızı sunarız. Bundan sonra değerli Doktorlarımızın,Eczacılarımızın katkısı ile, Türkiye'den Türk Bilim adamlarının geliştirdiği patentli bir ürünü Dünyaya duyurarak hem Türkiye ihracatına katkıda bulunmak hem de bilimsel arenada yer almayı amaçlıyoruz.

Bu konuda bilimsel çalışma yapmak isteyen ve makale hazırlamak isteyen bütün üniversiteler, bilim adamları, doktorlar vs. ile her konuda işbirliği yapmaya hazırız.

Konuyla ilgili olarak siz değerli basın mensuplarını

8,9–10 Nisan 2010 tarihinde CNR Fuar Merkezine bekliyoruz.

1-F08 Numarada uzman ekiplerimiz daha ayrıntılı bilgi vereceklerdir…

İlginize teşekkür eder, Saygılarımızı Sunarız…

Genel Müdür

Osman ÇELEBİ

KOZLAB

www.kozlab.com.tr İrtibat Tel: 0262 335 6 335

Dünya Gazetesi 25.12.2008

Firmanızın kuruluşundan bu güne kadar geçen süreçte kilometre taşlarıyla değerlendirir misiniz? Firmanızın faaliyet alanı, ürün yelpazeniz, üretim tesisleriniz, kapasiteniz ve kapasite kullanım oranlarınız hakkında bilgi verir misiniz?


Kozlab firması 2007 yılında doğal kozmetikler ve doğal organik ürünler üretimi ile faaliyete başlamıştır. Vizyonumuz; Tüm dünya insanlarının kullanabileceği ürünler üretmek, ulusal lider ve global kurum olmaktır. Misyonumuz; İnsanlığa faydalı olmak, herkesin kullanabileceği orijinal ürünler üretmek ve koşulsuz müşteri memnuniyeti sağlamaktır. Değerlerimizi ise;Dürüstlük, hakkaniyetli, kişisel, fikirsel ve davranışsal açıklık, etkin müşteri ilişkileri, yenilikçi, öğrenen ve öğreten, pozitif, çevre ve toplumsal değerlere duyarlılık, değişime açıklık ve başarılı ekip çalışmasıdır. Temel felsefesemiz insanların kendilerini güzel ve sağlıklı hissetmelerine faydalı olabilecek ürünler üretmektir. Bu kapsamda yatırım aşamasında modern laboratuar altyapısı ve ekipmanları ile ar-ge faaliyetlerine büyük önem verdik. Üretim süreçlerinde iyi üretim kuralları, iyi depolama kuralları, iyi laboratuar kuralları gibi konulara birinci derecede önem vermekle birlikte, çalışanların sağlığı ve çevreye duyarlılığına da olan hassasiyetlerimizi de göz önünde tutarak, 2008 yılında ISO 9001:2000, TS 18001-OHSAS 18001, ISO 14001:2004 Yönetim Sistem Belgelerini de almayı başardık. Bu kurumsal çalışmaların ışığında yaklaşık 10 yıllık araştırmaların sonucunda geliştirdiğimiz "doğal","orijinal" ve etkinliği test edilmiş ürünler hem ülkemizde hem de dünyada ses getirecektir. Kozlab güvencesi altında üretilen "Pilonol","Sederin","Dermanol","Poliphin","Saidelite", " Serravit" ve " Primal" markalı yaklaşık 40 çeşit doğal kozmetik ve gıda takviyesi ürünlerimiz bulunmaktadır.

Firmanızın 2008 yılı performansını değerlendirir misiniz? Ciro, üretim, iç satış ve ihracat miktarınız ne oldu? Bu yıl ciro, üretim, iç satış, ihracat hedefleriniz nelerdir? Geçtiğimiz yıl yaptığınız ve önümüzdeki dönemde planladığınız yatırımlarınızı aktarır mısınız?

2008 yılı Kozlab için yatırım yılı olarak planladık. Üretim tesisinin kurulması, laboratuar ekipmanları ve altyapının oluşturulması ürünler için yasal izinlerin tamamlanması ve ürünlerin akredite laboratuarlarında allergen, dermatolojik ve güvenlik testlerinin yapılması, ambalaj seçimi, broşür, etiket vs. çalışmaları ile geçirdik. Her türlü hammadde ve bitmiş ürünlerin analizini yapabileceğimiz HPLC, UV vs. ekipmanları ile donatılmış bir laboratuar oluşturduk. 2009 yılından itibaren Türkiye'de elit eczanelerde, kozmetik storlarda ve network kanallarında var olacağız ve ihracat için altyapı çalışmalarını oluşturacağız. 2009 yılı için yurt içinde 2,800,000 YTL lik, ihracatta ise 200,000£ luk satış hedefimiz var.

Yeni ürün çalışmalarınız var mı? Varsa, gelecekte geliştirdiğiniz ürün ne gibi yenilikleri beraberinde getirecek?

Kozlab temel olarak doğal, orijinal ve etkin ürün felsefesini benimsemiştir. Şu anda mevcut olan yaklaşık 40 ürün kendi segmentinde ilk ve tektir. Daha önce belirttiğim gibi ürünlerimiz 10 yılı aşkın süren laboratuar çalışmalarının sonucunda geliştirilmiştir. Bilindiği üzere İnsanlar yüz binlerce yıldır bitkilerin ve iksirlerin güzelleştirici ve iyileştirici özelliklerinden yararlanmışlardır. Bu bitkilerle tedavi olmuşlar ve hayatta kalmışlardır. Buradan yola çıkarak polifenol bazlı ürünler içeren bitkisel şampuanları, saç bakım ürünleri, doğal maskeleri,çamurları, akne kremleri gibi kozmetikler ürettik. Saç dökülmesi ve kepeğe karşı geliştirdiğimiz özel 'polifenol özütü' ile bitkisel şampuan segmentinde bir ilke imza atarak "Poliphin" markalı ürünümüz ile 'saç kıran', 'papül' (küçük deri tabakaları) gibi birçok saç derisi hastalıklarıyla da ilgili çalışmalarınımızı başarıyla sürdürmekteyiz. Kozlab'ın tüm ürünleri dermatolojik olarak dünyaca ünlü Dermatest Medical Research Company tarafından test edilmiş ve 'very good skin amicability' onayını almayı başarmıştır. Gıda takviyeleri ve besin destekleri alanında da "Sederine" ve "Serravit" markaları ile modern yaşamın stresi ve yorgunluğu ile baskı altına giren insan sağlığının iyileştirilmesi amacıyla Energy, Function, Form gibi adlar altında 17 çeşit bitkisel takviye üretimi yapmaktayız. Ürün yelpazemizi 2009 yılında büyütmeyi ve vitamin ve mineral gruplarını da ürün portföyümüze katmayı planlıyoruz. 40'a varan ürün çeşidimiz ve 2009 yılında portföyümüze katacağımız yeni ürünler ile bu kategorilerde Türkiye'de yerli üretim yapmakta olan ilk ve tek firma olmanın haklı gururunu yaşıyoruz. Bundan sonraki dönemde de yine aynı felsefe ile ürün geliştirme çalışmalarımız devam edecektir. Bu ürünlerle birlikte kıl dönmesi problemi için geliştirdiğimiz 'Polifenol Yöntemi' ile dünya da bir ilke imza atmış ve Avusturya'dan almış olduğu patent ile orijinalliğini belgelemiş bulunuyoruz. Arkadaşım Mümin DİZMAN tarafından uzun yıllar süren çalışmalar sonucunda geliştirilen bu yöntem ile dünyada ilk defa polifenol yöntemi uygulamaları başlatılmıştır. Kıl dönmesine doğal çözüm sloganıyla piyasaya çıkan Pilonol'ün uygulama çalışmalarında %100'e varan başarı elde edilmiştir. Güvenirlilik ve etkinliği her zaman ön planda tutma prensibimiz çerçevesinde Tıp Fakülteleri ile birlikte çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu yöntemle, kıl dönmesi problemi yaşayan bireyler kendileri bakım uygulayarak bu rahatsızlığı sorunsuz atlatmaktadır. Yöntem kişinin uygulamayı düzenli yapabilmesi ile %100 başarıya ulaşmaktadır. Bilindiği üzere pilonidal sinüs (Türkiye'de halkın kullandığı tabiri ile "kıl dönmesi") iyileşme zorluğu çekilen veya iyileşme faktörlerinin kaybolduğu bir deri altı enfeksiyon hastalığıdır. İyileşme zorluğu, hastalığın bulunduğu bölgenin insanoğlunun 'en karanlık' ve temizlik bakımından en az bakım gören yeri olmasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca, bu bölge, yapısı itibari ile gerek yabancı maddelerin (kıl, yün, hav, tüy gibi) toplandığı ve gerekse kuyruk sokumunun bir matkap gibi deriye yapmış olduğu baskı nedenleriyle pilonidal sinüsü körüklemektedir. Buna ilaveten, özellikle yaz aylarında 'terlemenin' getirdiği mikroorganizma hareketliliği ve terin içeriğindeki kimyasal yapıdan dolayı hassas olan derinin tahrişi de bu hastalığı tetiklemektedir. Belki de pratik önlemler kullanılarak bu problem, ilk farkına varıldığı anda basit bakım kuralları uygulanması ile insanoğluna sıkıntı teşkil etmeyecektir. Bu bakım, aslında hayatımızda vücudumuzun farklı bölgelerine sıkça yaptığımız günlük işlerdir. Her gün düzenli banyo yaparak iki kaba et arasını sabunlamak, bu bölgede kıl oluşmasına izin vermemek (tıraş etmek veya tüy dökücülerle kılları uzaklaştırmak), özellikle yaz aylarında ter oluşmasını engellemek, uzun oturmamak veya uzun ayakta durmamak (basit vücut egzersizleri ile kan dolaşımını sağlamak), beslenmede C-vitamini içeriği fazla gıdalar tüketmek. Vücudun bağışıklık sisteminin güçlü olması, özellikle yara iyileşmelerinde önemli rol oynayan C-vitamininin bolca kullanımı ve polifenol içeren gıdaların tüketimi, derideki "kollajen sentezini" hızlandırması açısından bir gerekliliktir.

Sektörün 2008 performansını değerlendirir misiniz? Yılsonu beklentileriniz nelerdir? Sizce önümüzdeki dönemde üretim, firma sayısı, ihracat gibi alanlarda sektörü ne tür değişiklikler ve gelişmeler bekliyor?

Son yıllarda doğal kozmetik ve gıda takviyesi alanında ciddi bir pazar gelişmiştir. Pazarın büyük bir kısmı yurtdışı firmalar tarafından doldurulmuştur. Yerli olarak bu sektörde merdiven altı diyebileceğimiz ruhsatsız, izinsiz birçok firmanın olması ve sektörün yeterince denetlenememesi, tüketicilerde güven sorunu yaratmaktadır. Önümüzdeki dönemde krizin de fırsat olacağına ve uzun vadeli düşünen kurumsal ve güvenilir firmaların ayakta kalacağına ve sektörün özellikle üretici ayağında da ülkemizde yatırımları artacağına ve bunlara bağlı olarak ihracatta ciddi avantajlar sağlanacağına inanıyorum.

AB sürecinde sektörün bulunduğu konumu değerlendirerek, bu konuda günümüze kadar yapılan çalışmaları aktarır mısınız? AB'ye uyum adına yapılan yasal düzenlemelerden bahseder misiniz? Siz firma olarak üretim teknolojileri, kalite yükseltme ve çevre kriterleri için ne gibi çalışmalar yaptınız?

AB Süreci sadece sektörümüzü değil bütün sektörleri önümüzdeki dönemde daha çok etkileyecektir. Biraz önce bahsettiğim üzere yasal altyapıları zaten AB ye uyum sağlamakta olan sektörümüzde izinsiz, ruhsatsız kaçak işyerlerinin azalmasına yol açacaktır. İş Sağlığı &Güvenliği ve Çevre konusu konuşmamın başında da belirttiğim üzere bizim için son derece önemlidir ve bu yüzden de daha üretime başlamadan hem ISO 14001 hem de ISO 18001 belgesini alarak bu konudaki duyarlılığımızı gösterdik.Ayrıca ürün standardizasyonunu sağlamak amacı ile de hammadde temin sürecinden başlayarak bitmiş ürün aşamasına kadar bütün süreçleri gerek laboratuar ekipmanları ile gerekse yönetsel metodlarla kontrol ediyoruz.Müşterimize ürünlerimizi bütün özelliklerini koku,renk,etiket,içerik etkinlik vs. aynı standartlarda göndermek temel hedefimizdir.Müşterimizin beklentileri bizim için her şeyden önemlidir.Bu yüzden sahada görev yapacak arkadaşlardan düzenli olarak geribildirim toplamalarını ve bunların değerlendirilerek ürünlerimizin performansını artırmayı amaçlıyoruz.Yine daha üretim sürecine başlamadan ISO 9001 belgesi almamızın nedeni de müşteri memnuniyetini sağlamaktır.

Sektörünüzde; üretim, tüketim ve kapasite kullanım oranları konusunda dünyanın önde gelen ülkeleri hangileridir? Türkiye'yi bu bakımdan değerlendirir misiniz?

Sektörde AB ülkeleri ve Amerika bu konuda gelişmiş teknoloji ve altyapıya sahiptir. Türkiye'de içinde bulunduğumuz sektör üretici anlamında çok yeni olmakla birlikte gelecekte daha iyi olacağına inanıyorum.

Sizce sektörün iç ve dış pazarlarda gelişmesini tehdit eden unsurlar ve girişimler nelerdir? Bu unsurları ve girişimleri kaldırmak için ne gibi çalışmalar yapılmalı? Burada sektör örgütlerine, firmalara ve devlete düşen görevler nelerdir?

Sektörümüzde tehdit unsurları daha önce de tekrarladığım üzere kontrolsüz işyerleri ve buna ilave olarak haksız rekabettir.Yasal sorumlulukların herkese adil,şeffaf ve objektif olarak uygulanması gerekmektedir. Bugün değişik ortamlarda satılan(internet,aktar vs) etiketsiz,üzerinde iletişim bilgisi dahi olmayan ürünler mevcuttur.Ayrıca yerli üreticilerin üretim izini alma aşamasında gösterilen hassasiyetin yurtdışından gelen ürünlerde de gösterilmesi sektörün geleceği için çok önemlidir.Çünkü yurtdışından gelen her ürünün beklentileri karşılayacak varsayımı ile hareket etmemizin doğru olmayacağına inanıyorum. Bu unsurların ortadan kaldırılması için etkin denetim ve kullanıcıların ürünleri alırken bu detaylara daha dikkat etmesi gerekmektedir.Bu konuda da klasik olacak ama eğitim ve bilinçlendirme her konuda olduğu gibi önem taşımaktadır.